Facebook Instagram

Dilekalem

Bir Diamond Selection® Hikayesi; Nefeslerle rahatlayıp öze döndükçe, yaşananların birer sembol olduğunu, kurtulmanın gitmek değil, gerektiği kadar içinde kalmak, dersini alıp öyle devam etmek olduğunu hatırlayarak başladık...

Kafesini Açan Kuş

Ceyda, 30’lu yaşlarının başlarında bir özel sektör çalışanıydı. Onunla bir eğitimde tanışmıştık, çay molalarındaki sohbetlerimiz sırasında Diamond Selection®’dan bahsetmiştim, o da duyduğu andan itibaren ihtiyacı olduğunu hissetmiş. Bir süre sonra bir seans için sözleştik. Geldiğinde neyle karşılaşacağını bilmeyen, hafif tereddütlü, hem dirençli hem meraklı bir haldeydi.

Her zamanki gibi nefeslerle başladık, nefeslerden önce niyeti içinde sıkıştığını hissettiği işinden kendi ifadesiyle “kurtulmak”tı. Nefeslerle rahatlayıp öze döndükçe, işlerin, kişilerin, durumların birer sembol olduğunu, kurtulmanın gitmek değil, gerektiği kadar içinde kalmak, dersini alıp nerede, ne şekilde uzanıyorsa yol, ona göre devam etmek olduğunu hatırlayarak başladık.

Niyetini, bu sıkışıklığın, işten isteyip de ayrılamamasının sebeplerini şifalandırmak ve anlattıklarını almak olarak söyledi, içinden böyle geldi… Ardından enerji alanında ifade bulmayı bekleyen herşey sözlere bürünmeye, gözle görünmeye ve içinde bulunduğu hayat resmi netleşmeye başladı. Bu resim çizilirken bulunduğumuz frekansla algılar da değişiyor, dönüşüyordu. Bloke olmuş bölgeler hem söz ile hem şifa enerjisi ile arınıyor, dengeleniyordu…

İlk aktardığım şey oldukça dikkat çekiciydi; 3-4 yaşlarındayken abisiyle yaptığı kavgaları hatırlattım. Aralarında çok yaş farkı olmasına rağmen, abisi ondan çok daha güçlü ve büyük olmasına rağmen onun kurallarına göre oynamaz, aklını kullanıp ondan zarar görmeden, onun doğrusunu kabul etmeden devam edermiş. Bir şekilde kendi yöntemleriyle başa çıkarmış. İşte öz-benliği bunu hatırlamasını söyledi ona… Ki zaten ilerledikçe hayatında sıkıştığı noktaları, durumları gördükçe unuttuğu bu halini hayatının şimdiki resmine katsa ne kadar farklı olacağı çok netti.

Bir kulağında sürekli sorun vardı, bir çok kez doktora gitmiş, tedaviler görmüş ancak ne tam olarak sebebini bulabilmiş, ne de iyileşebilmişti… Kulağındaki bu sorun onda dengesizlik ve baş dönmesi meydana getiriyordu. Bu sorunun kulaktan değil, boyundan kaynaklandığı boyun bölgesinde biriken yoğun enerjiden belliydi. Beden bilgeliği işte böyle zamanlarda öyle güzel devreye giriyor ki, yaşanmışlıkların oluşturduğu “hal”in yoğunlaştıkça fiziksel düzlemde de tezahür ettiğini görüyoruz ve o noktaya ulaştığınızda kendini çok güzel ifade ediyor. Ceyda’nın kulağını etkileyen sorun, boynundan, uzun zamandır orada biriken enerjiden kaynaklanıyordu. Kendi gerçeği farklı olmasına rağmen, uzun zamandır çevresindekilerin olumsuz ifadelerini dinliyor ve alıyordu. Bu da onda dengesizlik yaratıyordu, çünkü bedeni ve kalbi kendi gerçeğini biliyor, zihni ise çevreden aldığı olumsuz sözleri ve beklentileri çekip biriktiriyordu. Buradaki metafor dar bir kafeste, bir ayağından zincirle bağlı bir kuştu. Uçmak istiyor, daracık alanda uçamıyor, dönüyor, duruyor ve başı dönüyordu!

Bedende ilerledikçe bir çok farklı ilişkide (iş, aile, arkadaş çevresi vs) otoriteyi dışarı verdiğini, benzer döngüler yaşadığını gördük. Hayatının bir çok farklı zaman diliminde ve düzleminde karşısındaki kişiye haddinden fazla otorite yüklemesi ve kendini yeterince ifade edemeyişinin temel sebebi ile karşılaştı ve yüksek bilincinin perspektifinden gördü, hissetti, kabul etti… Kabul en derin şifaydı bilinçte… Yüksek perspektiften görüp kabullendiğinde gerçek dönüşüm gerçekleşiyordu.

Geçmişte yaşayıp tortusunu taşıdığı veya o anda hayatında olup da etkisi altında olduğu benzer döngüleri teker teker geçtik, bedende bu duyguların, enerjinin birikim yaptığı her bölgeden sözler aktı, her birinde o ana özgü bir akışla şifa aktı… Bunlarla birlikte ilişkisi ve işiyle de ilgili bağlantılı ip uçları, kendi özünü ve gerçek gücünü hatırlatacak güzel anıları, fark etmediği, belki unuttuğu “hal”leri de eşlik etti bu sürece… Kısacası manipüle olmuş algı ve toksik hale gelmiş ilişki bağları çözülürken bunların yerine kendi gerçeğinin ışığı doldu…

Ona bu seansta aktardığım rehberlikler hepimize ilham olabilecek nitelikteydi;

“Bu hayata kendimize has kodlarımızla geliyoruz; bedenimiz, ailemiz, genel hayat akışımız tam da bu kodlara uygun oluşuyor… Geçmişten getirdiğimiz dersler de oluyor, ruhun gelişiminde alması, aşması gereken dersler. İşte bu derslerden, senin aşman gereken şeylerden en önemlisi GÜVEN! Öğrendiğimiz herşey önce kendimizle başlıyor; öz-güven! Kendi yapına, güçlü taraflarına güven.”

“Bu hayata gelirken öğreneceklerimiz var, aşmamız gerekenler ve derslerimiz var. Hiçbirimiz acı çekmeye, sürünmeye gelmiyoruz. Dolayısıyla hayat amaçlarımız ve bu hayatta ilerleyeceğimiz yolumuz; hayatımızı kazanacağımız, mutlu olacağımız, bizi tatmin eden şeyler güçlü yönlerimize göre bize sunuluyor. Yani biz kendi hayatımızı sürdürecek yeteneklere sahipken bir taraftan da aşmamız gereken dersleri alıyoruz bu yolda. Ve onları aşa aşa asıl yolumuz açılıyor. Eğer sen bu derslere, sınavlara takılıp kalırsan, hayatı bundan ibaret zannedersen yolun orada durup beklemekten ibaret kalır…

Ve sen, seçimlerinde özgürsün…

Bir taraftan kendi derslerini alıp, bir taraftan gerçekten yeteneğin olan, senin yolunun üstüne çizildiği ana özelliklerinde ilerlemelisin. O kadar bağlantılı ki; dersini almadan ilerleyemiyorsun, çünkü bu dersi hatırlatanlar sana “güvenme” diyor… Yapamazsın, gidemezsin diyor…
Bu dersi gördüğünde ve almayı seçtiğinde ise öğreniyorsun, kendinden başlayarak; özgüveni öğreniyorsun. Kendi merkezine yaklaşıp, özgüvenle, dengeli ilişkiler ve sağlıklı bir otorite algısıyla kendi yoluna koyuluyorsun. Sen dikkatini ve enerjini manipülatif ilişkilerden kendi merkezine çektikçe, kendi yetenek ve isteklerin daha görünür hale geliyor. Yolun bunlarla yürüdükçe açılıyor.”

“Kurtulmak” istediği işinin aslında ona hayatının bir çok bölümünde yaşayıp takıldığı döngüyü hatırlatıp üzerinde yükselmek için ne büyük bir fırsat sunduğunu fark ettik beraber. Fiziksel rahatsızlığa varan ve ilişkilerinde sorunlara yol açan, görünürde “çok sorunlu” bir hayatı olduğu algısını yaratan şeylerin aslında temel köklerde buluştuğunu gördük. Kendi özünün rehberliğinde, daha ari bir algıyla bu “sorun”ların, kendini tanımasına, hayat derslerini almasına ve kendi yolunda ilerleyebilmesine de hizmet ettiğini idrak ettik. Bu farkındalık ve dönüşümle açılan yolda adım adım yeni algısı oturdukça bir yandan kendini tanıyıp özgüvenini kazanacak, bir yandan da yeni gideceği yolun bavulunu hazırlayacaktı.

Tam da öyle oldu; seanstan bir süre sonra kulağı için yeni bir doktora gittiğini, o doktorun da problemin kulağından değil boynundan kaynaklandığını söylediğini ve ona göre bir tedavi verdiğini söyledi. Daha sonra da hem enerjisel, hem fiziksel şifa bütünleşerek sorunları ortadan kaldırdı. İşinde ise, algısı ve enerjisi değiştiği için onu çok rahatsız eden şeyler gözüne farklı görünmeye başladı. Dolayısıyla bir yandan orada çalışırken, bir yandan da ileride istediği şeyler için bavulunu toplamaya başladı. Bir süre sonra da çok güzel bir fikirle bir girişimde bulundu… Yolunun çok açık olmasını diliyorum…

İlham olsun, aşk olsun,

Dilek


İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK YAZILAR

ETKİNLİK VE DUYURULARDAN HABERDAR OLUN

Etkinlik ve duyurulardan haberdar olmak için lütfen adınızı ve e-mail adresinizi kaydedin.