Facebook Instagram

Dilekalem

Rüya ve Maskeler TOFD (Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği) Sanat Atölyesi’nin yaptığı bir dans gösterisi. Onu tüm diğer dans gösterilerinden ayıran özelliği ise engelli ve engelsiz dansçı ve müzisyenlerin bir arada performans gösteriyor olması.

Rüya ve Maskeler

Rüya ve Maskeler TOFD (Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği) Sanat Atölyesi’nin yaptığı bir dans gösterisi. Onu tüm diğer dans gösterilerinden ayıran özelliği ise engelli ve engelsiz dansçı ve müzisyenlerin bir arada performans gösteriyor olması.

TOFD Genel Başkanı Ramazan Baş’ın senaryosunu yazdığı, Tan Sağtürk’ün sanat danışmanlığını yaptığı, aynı zamanda dansçılardan biri olan Hakan Ceyhan’ın koreografisini yaptığı muhteşem bir gösteri. Rüya ve Maskeler’i sergileyen ekip 5 ortopedik engelli, 1 işitme engelli ve 8 engelsiz toplam 14 dansçıdan oluşuyor. Müzisyenlerin ise ikisi görme engelli Kerim-Selim Altınok kardeşler.
Gösteri bir engelli dansçının rüyasını; toplum baskısı olmadan, özgürce dans edebildiği, yaşayabildiği bir hayatı ve toplumun “maskelerle” onu kendi engelinden öte mücadelelere sürüklemesini, onu dışlayarak hayatta engellerini çoğaltmasını öyle etkileyici, öyle zarif bir dille anlatıyor ki… O kadar saf ve doğal, dansla, müzikle, var oluşun özüyle aktarıyor ki mesajını…
Gösterinin tek amacı bu mesajı vermek değil, onu zaten sanata ve alana bırakıyor… Bir diğer güzel niyeti ve hizmeti de, gelirinin ekonomik ve sosyal yoksunluk içinde olan omurilik felçlilerinin yararlandığı TOFD Hüsnü Ayık Bakım Merkezi’ne desteğe aktarılıyor olması…

Arkasında ne büyük bir gayret ve emek olduğu belli olan bedensel performanslar, bir de böyle yüce niyetlerle birleştiğinde ortaya muazzam bir performans çıkıyor…

İzlerken gözlerimden yaşlar süzüldü, öyle yoğun duygular yaşadım ki… Ve koca bir salonla paylaştık bu duyguları. Hatta gösteriden çıktıktan sonra TOFD Genel Başkan Yardımcısı Semra Hanım’la karşılaştık, o da bu duygu seline karşı biraz da çekinerek “Biz kimseyi üzmek istemiyoruz, farkındalığı artırmak istiyoruz sadece” dedi. Ona da anlattım; üzülmek değil bu, zaten kimseyi üzmek için yapılmadığı çok belli gösterinin ve birilerine, birşeylere üzülmenin kimseye faydası olmadığını da gün geçtikçe daha iyi öğreniyoruz…

Peki neydi bu duygu yoğunluğunun sebebi; öncelikle o muhteşem performansın arkasındaki emeği, çabayı, inancı gördüm. Engelleri aşmanın mümkün olduğunu… Engelsiz insanların yapması çok zor olan hareketlerin engelliler tarafından nasıl başarıyla yapıldığını, yapılabildiğini gördüm. Bunun sadece inançla, istekle ve emekle gerçekleştiğini tekrar idrak ettim… Sahip olduğum kaynakları, “engelsiz”liğimi düşündüm ve yapabilecekken yapmadıklarımı! Utandım, feyz aldım! Engellerin düşüncelerde ve kabullerde olduğunu fark ettim bir kez daha… Bireysel performanslar bir yana, sahnede ve hayatta, el ele, kol kola verildiğinde daha güçlendiğimizi, engellerimizin ve ödüllerimizin birer puzzle parçası gibi birbirini tamamladığını, izlemeye doyulamayan sahnelerin bu birlikten çoğaldığını fark ettim. Her performansın izleyicisiyle, katılımcısıyla büyüdüğünü, güzelleştiğini, ancak tanıklık edenler oldukça ve mesajlar ulaştıkça sahnelendiğini, amacına ulaştıkça, paylaştıkça lezzetlendiğini gördüm…

Rüya ve Maskeler maskelerimizi bir kenara koyup, özün gerçek performansını sergilediği rüyaları şu hayatta, gerçekten uyandığımızda gerçekleştirmenin mümkün olduğunu, bunun önünde hiç bir engel olmadığını anlattı bana… Ve daha çok şey… Dokundukça açılan iç içe kapılar gibi… Belki başka yazılar da yazarım üstüne, öylesine derin, gerçekten ruha dokunan, bunu çok naif ve güçlü yapan bir gösteriydi.

İzlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum, gösteri tarihlerini ve içeriğini inceleyebilmeniz için aşağıda linkini paylaşıyorum;
http://tofd.org.tr/tr/index.ph...

İlham olsun, aşk olsun,
Dilek


İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK YAZILAR

ETKİNLİK VE DUYURULARDAN HABERDAR OLUN

Etkinlik ve duyurulardan haberdar olmak için lütfen adınızı ve e-mail adresinizi kaydedin.