Facebook Instagram

Dilekalem

Lisede bir hocam, sevdiğiniz müzikler ve kitaplarla hayat yolculuğunuzda ara ara yeniden buluşun, her seferinde size anlatacakları vardır derdi… Ben de tam 20 yıl sonra Paulo Coelho’nun “Simyacı” romanıyla yeniden buluştum.

Simyacı… Yeniden…

Lisede bir hocam, sevdiğiniz müzikler ve kitaplarla hayat yolculuğunuzda ara ara yeniden buluşun, her seferinde size anlatacakları vardır derdi… Ben de tam 20 yıl sonra Paulo Coelho’nun “Simyacı” romanıyla yeniden buluştum.

İlk okuduğumda çok etkilenmiştim, gece uyku tutmamış, bırakamamış, sabaha kadar okumuştum. Bittiğinde üzülmüş, bir kaç gün içimde demlendirmiştim. Şimdi de aynısı oldu! Hani çocukluk arkadaşına rastlarsın da aynı şeylere kıkırdarsın ya, o zaman kurduğumuz dostluk yine aynı şekilde var oldu. Geç saatlere kadar okudum, bırakıp uykuya gidemedim. Hikayesini hatırlamıyordum, bir çok yerini de unutmuşum ama bazı sahneleri, bazı sözleri o kadar canlı ki sanki hep benimle yaşamış.

O zaman simyayı okur, hayat yolculuğumu merak eder, kendimce tasarlarken, geçen yıllarda simya hayatıma önce kimya, sonra öze dönüş olarak girmiş, hayat yolculuğum çöllerden geçmiş, şekil değiştirmiş. İzleyen değil yürüyen olmuşum. Ama hisseden, o en canlı sahneleri kendiyle bu yaşlara getiren hep “bilen” parçammış. Hangi yaşta olursa olsun oradaymış, ben dinledikçe okuduğumdan, yaşadığımdan kendini göstermiş.

Şimdi farklı gözlerle aynı sözlerle başka bir muhabbete daldık Simyacı’yla. Değişenler, değişmeyenler, öğrenilenler, durup durup okurken idrak edilenler… Altı çizilenler… Doğru ya, artık kitaplarımı sakınmıyorum, altlarını çiziyorum, kenarlarını kıvırıyorum. Onların da yaşadığını, yaşanmışlıklarını eğilip bükülerek, yüzüne çizgiler inerek paylaştıklarını düşünüyorum. Kendimi de sakınmıyorum artık, yürürken yüzüme doğan güneşi, ayağıma batan dikenleri, yüzümdeki çizgileri, yaşarken üstünü çizdiklerimi, altını çizdiklerimi, bazı bazı vardığım yeri unutmayayım diye sayfanın ucunu kıvırıp işaretleyişlerimi de seviyorum.

Ne diyordu Simyacı yaşlanmayan ama yaşayan sayfalarında; “Bir tek öğrenme yöntemi vardır; Eylem yöntemi. Bilmen gereken her şeyi sana yolculuk öğretti…” Ve öğretmeye devam edecek. Yolcu yolunda gerek, yüreğinin sesini dinleyerek. Ne de olsa “…Yüreğin herşeyi bilir, çünkü Evrenin ruhundan gelmektedir ve bir gün oraya geri dönecektir.”

İlham olsun, aşk olsun,

Dilek


İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK YAZILAR

ETKİNLİK VE DUYURULARDAN HABERDAR OLUN

Etkinlik ve duyurulardan haberdar olmak için lütfen adınızı ve e-mail adresinizi kaydedin.